Yaşım 35′i çeyrek geçmesine rağmen, paranın pula döndüğü yılları hatırlıyorum da… Günde birkaç zam haberi alıyorduk ve neredeyse zamların hızına yetişemiyorduk. Kurtuluş Savaşı’ndan bugüne ülkem hala emekleme döneminde, yürümeye başlayamayan bir çocuk gibiydi. Paramızdaki sıfırların sayısı yurtdışındaki emsalleriyle aynı ayarda olsa, her vatandaş zengin olurdu. Mustafa Kemal, üzerinde olduğu paranın değerinden kahrolmuş gibi asık yüzüyle, kağıt çerçevenin içinde üzgündü.
Bunca zaman sonra paradaki sıfırların atılmasıyla Atatürk’ün gülen yüzü paralarımızı süsledi. Dikkat ediyorum da, bunun dışında ülkemde pek de değişen birşey olmadı. Eski Kemal Sunal filmlerindeki üç kağıtlar, memleketi kendi şahsi menfaatleri gereği sömürenler, aynı zamlar yine devam ediyor…
Hayata olumlu bakmaya çalışan biri olarak, bu durum karşısında artık pek de olumlu düşünemiyorum. Yönetenler ilk fırsatta halkın sert tokadını suratlarında hissedecek olmalarına aldırmadan, birilerinin kuklası olmaya devam ededursunlar. Özellikle evde zorunlu olarak kullanmaya mecbur olduğumuz telefon, elektrik, su, doğalgaz gibi temel ihtiyaçlarımıza hala lüks tüketim diye yüksek vergiler yüklemeye devam etsinler. Anlamadıkları nokta ise, onlar zam yaptıkça insanların bu giderleri kısarak tepki vermeleridir. Bu sene ne kadar zam yaparlarsa yapsınlar özellikle doğalgazda ben de sürekli kısarak, neredeyse henüz geçen seneki aynı aylarlara oranla o kadar bile fatura ödemedim.
Yahu halkı “nasılsa bunlar yer, nasılsa sesleri çıkmaz, nasılsa buna da alışırlar,..” gibi cahil cesaretle salak yerine koyarcasına ard arda zam yaptıkları zaman, daha fazla para toplayamayacaklarını ne zaman anlayacaklar.! Sen zam yaptıkça ben ya kısıcam, ya daha az giderli yolları deniycem, ya kaçak kullanıcam,.. bunun başka bir açıklaması yok.!
Sen benim maaşıma adam gibi zam yapmadığın sürece, ben hayatıma devam etmek adına herşeyi yapıcam.!
Senden memnun olmadığım için, ilk fırsatta oyumu aleyhine kullanıp, yeni alternatiflere yönelicem ve basıcam tekmeyi.!
Bunu ne zaman anlayacaklar.!!!
Halkta toplumsal patlama olmadığını gördükçe, aynı cahil cesaretle halka yüklenenler, ilk fırsatta oturdukları yerden aşağı indirileceklerini niye hiç hesaba katmazlar.! Anlamış değilim.!!!
Daha önceki hükümetler de aynı hataya düştüler, işte bu hükümet de aynı hataya düşüyor. Seçim öncesi boş vaatler verip, sonradan gaza basma dönemleri tarih oldu. Artık yurdum insanı her seçimde bir öncekinden daha radikal kararlar veriyor. Sanki aynı ruh hali ve aynı bilinçle, ortak bir noktada oyunu kullanıyor. Buna kimi tepki oyları desin, kimi partisine kızda öbürüne verdi desin, kim ne derse desin.! Halk seçim zamanı artık insanca yaşamak için elindeki gücü kullanıyor. Kullanmayana yazıklar olsun..
Zam demişken, sigara zammı sonrası üreticilerin zam yapmama kararından sonra, bir hükümet yetkilisinin devletin geliri düşecek endişesiyle(!) eğer sigara üreticileri zam yapmazsa, vergileri arttıracağını açıklaması da ayrı bir cesaret ve delilik örneğidir. Tabii ardından yine bir sigaraya zam furyası oldu. Bunu duyan yurdumun büyük kesimini kapsayan sigara tiryakilerinin, özellikle de sigara yasağı sonrası her soğuk havada işyeri dışında sigara içerken söylediklerine, bir de bu durumun eklenmesi ile oylarının nereye gideceğini tahmin ediyorlar mı acaba?
Sözün kısası zam yaparak devletin geliri falan arttırılmaz.! Belediye biletlere zam yaptı, belirli mesafeleri yürüyerek açığı kapatmaya çalışıyoruz. Sigaraya zam yaptı, ya kaçak sigaraya yönelicez veya daha ucuzuna kaçıcaz. Neye zam yapsa, vatandaş açığı kapatmak için bir yol bulacak.
Devlet, devlet olsun da, önce üretime yönelsin, yöneltsin, teşvik etsin. Böyle tüketim toplumu olduğumuz sürece, amiyane bizden bi cacık olmaz.
Yorum Yapabilirsiniz
Önce üye girişi yapmalısınız.